Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan II, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için karşılıklı fedakârlık ve anlayışın gerektiğine değindi.
20-22 Nisan 2006 tarihleri arasında Kayseri-Erciyes Üniversitesi’nde düzenlenen “Osmanlı Toplumunda Birlikte Yaşama Sanatı:Türk-Ermeni İlişkileri Örneği” başlıklı sempozyumun il gününde açılış konuşmasını yapan Mutafyan; “Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinin, iki ülke arasında kalmış Türkiye Ermenilerini yakından ilgilendiren bir konu olduğuna ve her şeyden önce iki tarafın da birbirlerini dinlemeleri gerekliliğine” değindi.
Karşılıklı saygı ve anlayışın önemini vurgulayan Mutafyan, toplumlar arası barış mesajları içeren konuşmasında; “Artık herkesin ezberlemiş olduğu Türk ve Ermeni tezlerini bir kenara bırakmak gerektiğini” de sözlerine ekledi ve “Bu konuda her iki tarafın da tezlerini bir şekilde ortaya koyan binlerce kitap yazmak, faaliyette bulunmak veya sadece bu iş için emek, zaman ve para harcamak yerine, Türk-Ermeni ilişkileri tarihine çok önemli katkılarda bulunabilecek girişimlere yönelinmesini” istedi ve “her iki toplumun da aşırı milliyetçiliğin dışına çıkmaları gerektiğini” söyledi.
Mutafyan konuşmasında şunları da kaydetti:
-Osmanlı İmparatorluğu’nun, farklı milletten insanların dostça yaşamasını sağlayan idare deneyiminin örnek alınması gerekir,
-Tarihe bakış açısının milliyetçi, ırkçı ve militar olması halinde yeni nesillere gerçekçi bir tarih perspektifi sunulamaz,
-Ermeniler ile Türkler en az 1300 en fazla 1500 yıl önce tanışmış iki millettir,
-Fransız Devrimi`nin yol açtığı milliyetçilik akımının da etkilisiyle 19. yüzyıl sonlarına doğru ilişkiler gerginleşmeye başlamıştır, bu gerginleşmede Osmanlı, Alman, Amerikan, Fransız, İngiliz ve Rus Devletleri ile Ermeni siyasi partilerinin ve İstanbul Ermeni Patrikleri de sorumludur,
-Mevcut ilişkilerin çıkmazından kurtulması için diyalog kurulması şarttır ve diyalog için de karşılıklı saygının tesisi gerekir,
-Türkler ve Ermeniler tekrar yan yana yaşamayı öğrenmek zorundadır, bu gerçeği görmezden gelerek her iki ülkenin genç kuşaklarını birbirlerine düşüren stratejistler büyük günah işlemektedir, milliyetçilik ve ırkçılığın yerine millet perverliğinin yerleştirilmesi daha uygun olacaktır,
-Türkiye Ermenileri soydaşlık bağı bulunan Türkiye ile dindaşlık bağı bulunan Ermenistan arasında kalmıştır,
-Kültür ve Turizm Bakanlığı`nın Van Gölü`nün Ahtamar Adası`nda bulunan Surp Haç Ermeni Kilisesi`nin restorasyonunu üstlenmesi son derece olumlu bir adımdır.”
Öte yandan, Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan, Erivan’da temaslarda bulunan AB Troykası heyetinde yer alan Avusturya’nın dış ilişkilerinden sorumlu Devlet Bakanı Hans Winkler ile birlikte -Kayseri’den barış mesajlarının yükseldiği 20 Nisan 2006 tarihi ile eş zamanlı olarak- düzenlediği basın toplantısında (sözde) “Ermeni Soykırımı’nın, Ermenistan’ın dış politikasında öncelikli konumunu koruduğunu” belirtti.

Konuyla ilgili diğer basın haberleri için:
http://www.ntv.com.tr/news/369948.asp.html
http://www.ntv.com.tr/news/370023.asp.html