Anlatan: Osman Katoğlu

         Doğum Tarihi: 1880

         Mezra köyü/Kars

          Camilere Doldurup Yaktılar

          Ben Yunan harbi olmadan önce Kars’ın Susuz kazasında 2. Tabur, 5. Bölükte askerdim. Ruslar Kars’ı alınca çok şehit verdiğimiz için birliğimiz dağıldı. Ermeniler, Kars ve köylerine saldırınca ortalık ana baba günü oldu. Halkı camilere, samanlıklara doldurup yakıyorlardı. Birkaç arkadaşımla kaçıp köyümüze dönmeye karar verdik. İncesu köyüne yaklaştığımızda 3 silahlı asker gördük ve bunların Türk olmadığını anladığımızda mermimiz olmadığı için arkadan saldırarak silahlarını da alıp köyümüze giderek çoluk çocuğu topladıktan sonra Etem köyüne gittik.

          Ermenilerin Digor bucağını basıp taş üstünde taş bırakmadıkları ve halkı Söldürdüklerini duyunca, köy halkı her türlü malını bırakıp akın akın göçmeye başladılar. Herkes can derdine düştü, hatta kimi kadınlar kundaktaki yavrularını, ihtiyar ana ve babalarını dahi bırakıp kaçıyorlardı. Ortalık adeta insana mahşeri hatırlatıyordu. Biz de bunlarla yola düştük. Bu yolculuk sırasında açlıktan ve güçsüzlükten dolayı ölenler çok oldu.

          Erzurum’a varmıştık ki beni tekrar askere aldılar. Kafile halinde Ankara’nın yolunu tuttuk. Vasıta yok, yiyecek yok, üstümüz başımız perişan, bit kir içinde Ankara’ya vardık. Ben Dumlupınar’da Yunanlılarla savaşırken dört parmağımı kaybedip, birkaç yerimden de kurşun yarası aldım. İlaç yok, doktor yetmiyor, her taraf yaralılar ile dolu idi. Beni bir çadıra götürüp yaralarımı temizleyerek kurşunları çıkardılar. Birkaç hafta yattıktan sonra harp bitmiş oldu, ben de tezkeremi alıp köyüme geldim.

          Ailemin çoğu ölmüştü. Devletimiz sağ olsun bana maaş bağladılar, son günlerimi yaşıyorum.

 

Kaynak: Fahri Parin-Dedelerimizin Ağzından Ermeni Zulmü, Bu Özür Kimin