Sait oğlu 1948 doğumlu Cevdet Baycan annesi Kahraman Ağa kızı Şefika Baycan'dan duyduğu Ermeni mezalimini anlatıyor.

“Ermeniler bölgemizde büyük katliamlar yapıyorlardı. Gençleri ve orta yaşlı erkekleri toplayarak tek tek ve yakarak öldürüyorlardı. Büyük bir kısmını okula götürerek yakmak suretiyle öldürdüler. Hepimiz üzülüyorduk ama çaresizdik, elimizden hiçbir şey gelmiyordu…

Babam Kahraman Ağa bu durum karşısında ant içerek eğer ki Türk ordusu gelirde biz de bu Ermenilerden kurtulup özgürlüğümüze kavuşursak yemin ederim ki kızım Şefika'yı bu vatan uğruna kurban edeceğim diyerek beni gösterdi.

Ermenilerin bu vahşeti devam ederken, nihayet beklenen gün geldi, kurtuluş umudumuz olan Türk öncü grupları Beyazıt'a girdiler.

Bizler hemen aşağı koşarak kurtulanlar ile birlikte karşılamaya indik… Atlı birliğin önünde bir yüzbaşı vardı. Tam o sırada babam beni yere attı ve andını yerine getirmek için harekete geçti, ben sesimi çıkarmadım. Yüzbaşı babama hemen müdahale ederek ne yaptığını sordu. Babam da “benim yeminim var, Türk ordusu gelirse kızımı kurban edeceğim demiştim, şimdi de ahtım yerine gelsin diye kızımı kurban ediyorum” diye cevap verdi.

Bunun üzerine yüzbaşı şimdi senin ahdın yerine gelecek diye cevap verdikten sonra kılıcı ile benim kolumu hafifçe çizerek kan akmasını sağladı ve “artık ahtın yerine geldi” dedi.

Bu katliamlarda ismini hatırladığım kadarı ile Mahmut, Ahmet, Abdullah ve ismini hatırlamadığım amcamın yedi oğlunu kaybettik. Katliamda çok insan öldürüldü ama şu an isimlerini hatırlamıyorum. Öldürülen Türklerin bir kısmını sonradan okula gömdüklerini büyüklerimiz bize anlattılar.”

 

Kaynak:Cemal Yıldırım.,Tarihi Belgeler Işığında Beyazıt’ta Ermeni Mezalimi.,IQ Kültür Sanat Yayıncılık-2003