Anlatan: Aslan Kıyıcıoğlu

         Doğum Tarihi: 1903

         Erzurum 

         Baltayla Kadının Kollarına Vurdular 

         1916 yılında Ruslar Erzurum’a yaklaşınca ihtiyarlar bize acısınlar düşüncesiyle Kur’an-ı Kerim, tuz ve ekmekle karşıladılar. Ordumuz çekildiği için müdafaasız kalmıştık. Hepimiz sığınacak delik aradık. Mal ve can emniyeti yoktu. Göçenler göçtüler, biz ise kaçamadık. Ruslar şehrimizi işgal edince kurtuluştan ümidimizi kestik. Birçokları Ruslar daha da buradan çıkmaz diyordu, çok zarar vermediler ama yine de huzursuzduk. Her gün yeni hadiseler oluyor ve sonunda birkaç kişi ya hapis ediliyor veya götürülüyordu. Götürülenlerden hiçbir haber alamıyorduk. Rus kumandanları en güzel konaklara, askerleri ise ev, kilise, cami ve okullara yerleştiler. Bir arada olalım diye bizleri büyük evlere yerleştirdiler. Hayatımızdan bıkmıştık, kimse yaşamak istemiyordu. İki sene böyle geçti.  

         Asıl kıyamet ondan sonra koptu. Ruslar çekilince Rus ordusundaki Ermeni subay ve askerleri gitmediler, Erzurum’daki yerli Ermeniler de onlara katılınca katliamlarını başlattılar. Çok insan öldürdüler, bizlere çok kötülükler yaptılar. Bunların yaptıklarına bir misal olarak şu olayı anlatmak isterim; 

         Seferberlikten önce Erzurum’da çok Ermeni vardı. İsyan ettikleri için bir kısmı sürgün edilmişlerdi. Erzurum işgal edilince bunlar geri döndüler. Bu sürgün sırasında Hacı Yusuf Efendi de işe karışmış. Bunun için Hacı Yusuf Efendi’den intikam almaya karar vermişler. Bir gece evin bacasından içeri girerek adamı parçalamışlar. Odaya girerek ikinci karısını da öldürmüşler. Bebek ağlayıp diğerlerini de uyandırmasın diye memesinin üzerine koymuşlar. Durumu gören hizmetçi masanın altına saklanmış. Alt kattaki birinci karısı uyanarak kızı Hatice’ye seslenmiş. Anasının memesini ememeyen çocuk ağlamaya başlayınca onu da öldürmüşler. Kadın kibrit ararken Ermeniler baltayı kadının kollarına vurdukları gibi her biri bir yere düşmüş. Hatice’den haber alamayınca sürünerek biraz gittikten sonra kanlar içinde bayılmış. Ermeniler öldüğünü sanarak bırakıp gitmişler. 

         Bu olay onların yaptıklarından sadece bir örnektir. Yalnız bunlarla kalmadılar. Halkı camilere ve evlere doldurup yaktılar. Artık tahammülümüz kalmamıştı, ama bunlara karşı koyacak gücümüz de yoktu. Ne silahımız ne de yiyeceğimiz vardı. Türk ordusu Erzurum’a gelince kadınlı erkekli peşlerine düştük. 12 Mart 1918’de Erzurum kurtarıldı.

 

Kaynak:Fahri Parin-Dedelerimizin Ağzından Ermeni Zulmü, Bu Özür Kimin